Hakkımda

Merhaba, Ben SALİH HOCAOĞLU.1992 doğumluyum. Mühendisim. Halep türkmeniyim. İstanbul’da yaşıyorum.
Genellikle bu bilgilerle birini kafada oturtmayı severiz biz. Bu yüzden başta bu kısmı halledelim. Bu sıralamayla tanışmayı aslında pekte sevmediğimi de belirtmek isterim. Bununla birlikte içinde yaşadığımız kültürel kodlar bunu gerektiriyor.
Biraz da hikâyemden bahsedeyim.
Bebekliğimi İzmir’de geçirdim. Çocukluğa İstanbul’da adım attım. Çocukluk ile gençlik arasındaki o dönemi Konya’da yaşadım. Lise döneminde tekrar İstanbul’a geldim ve 2006’dan beri de İstanbul’dayım.
Futbol Tutkum

Bir dönem futbol hayatımın çok önemli bir parçasıydı.
Tam da Cristiano Ronaldo’nun yıldızının parladığı yıllara denk geliyor. Hatırladığım kadarıyla onu çok izliyordum. O zamanlar TV8’de Premier League yayınlanıyordu ve ben o ligi çoğu zaman sadece Ronaldo’yu izlemek için açardım.
2007-2010 yılları arasında aktif olarak futbol oynadım. Önce Trabzonspor Futbol Okulu’na gittim, ardından Kozyatağı Spor Kulübü’ne transfer oldum. Burada Türkiye Futbol Federasyonu’ndan lisans aldım ve bir süre lisanslı futbol oynadım. Buradaki linkten kontrol edebilrsiniz lisansımı 🙂
Üniversite yıllarına kadar futbol hayatımın önemli bir parçası olmaya devam etti. Genellikle sağ bek ya da sağ açık pozisyonlarında görev aldım.
Müzik Tutkum

Müzikle tanışmam çok küçük yaşlarda oldu.
Birinci sınıfa giderken komşumuzun (Hülya Abla) bize hediye ettiği bir org, müzikle olan serüvenimin başlangıcı oldu. O zamanlar duyduğum şarkıları org üzerinde kendi kendime çıkarmaya çalışıyor, farkında olmadan notaları öğreniyordum.
Üçüncü sınıfta müzik öğretmeni olan ev sahibimizin de teşvikiyle okul korosuna katıldım. Yedinci sınıfta İstanbul’a geldiğimizde müzik öğretmenim aynı zamanda bana ud çalmayı da öğretiyordu. Böylece ud ile tanıştım. O günden bugüne, yani yaklaşık 14-15 yaşımdan beri profesyonel olarak ud çalıyorum.
Türk Sanat Müziği, Orta-Doğu Müziği, arabesk ve bazı pop müzik türleriyle ilgileniyorum. Bazen sahne aldım, bazen korolarda yer aldım, bazen de sadece kendim için çaldım.
Müzik benim için bir hobiden çok daha fazlası.Ruhumun dinlendiği, kafamı boşaltabildiğim, zamanın nasıl geçtiğini unuttuğum bir alan. Hayatımda olduğu için şükrettiğim, bana eşlik ettiği için teşekkür ettiğim nadir şeylerden biri.
Üniversite Hayatım
Üniversitede 2010-2015 yılları arasında Endüstri Mühendisliği okudum. Bölümüm %100 ingilizceydi ve 3,44/4,00 ortalama ile mezun oldum. Bölümde Konservaturar ile Çift ana dal programına başvurdum. Yeterli kişi sayısına ulaşamaması ve sponsor eksikliği ile konservatuar’a kabul edilmedim. Ama elemelerden geçtim ve konservaturar bölüm başkanı bana istediğin zaman buraya gelip derslere girebilrsin demişti. Bende bazı günler konservatuar binasına gidip oradaki havayı teeffüs ederdim.
Üniversite yıllarımın önemli bir kısmı kulüp faaliyetleriyle geçti. Organizasyonlar düzenledik, iş hayatından insanları üniversiteye davet ettik, konuşmalar organize ettik. Davetlilerle iletişim kurmak, salonu hazırlamak, ikramları ayarlamak, etkinliğin sorunsuz geçmesini sağlamak… Bir yandan da üniversitenin Türk Sanat Müziği korosunda yer aldım.
İş Hayatı ile İlk Tanışma
2013 yılından beri iş hayatının içerisindeyim.
İlk işlerimden biri, Arapça ve İngilizce biliyor olmam sebebiyle bir firmanın Tüyap fuarlarındaki standında çalışmaktı. Firma banyo ürünleri üretiyordu. Benim görevim ise gelen misafirleri karşılamak, ürünleri anlatmak ve özellikle Arap müşterilerle iletişim kurmaktı.
İlginçtir, insanlar bazen üründen çok kendi dillerinde konuşabilecekleri birini buldukları için mutlu oluyorlardı. Sohbet eder, kartvizit alışverişi yapar ve çoğu zaman “Mutlaka iletişimde kalacağız.” diyerek standımızdan ayrılırlardı.
İnsanlarla iletişim kurmanın ve güven oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu ilk kez orada öğrendim.
İlk Profesyonel İşlerim: İnşaat ve Hizmet Sektörü
Mezun olduktan sonraki ilk işim bir inşaat şirketinde oldu. Sahadan gelen verileri topluyor, düzenliyor ve müşterilere raporluyordum. O zamanlar bunun ileride kariyerimin önemli bir parçası haline geleceğini bilmiyordum. Ama dönüp baktığımda, veriyle ilk ciddi tanışmamın burada olduğunu söyleyebilirim. Verinin dağınık haliyle bir anlam ifade etmediğini, onu düzenleyip hikâyeleştirebildiğinizde değer kazandığını orada öğrendim.
Bir sonraki durağım bir kafe-restoran işletmesi oldu. Burada üretim planlama ve sistem entegrasyonu üzerine çalıştım. Bir işletmenin mutfağından kasasına, deposundan operasyonuna kadar her şeyin birbirine nasıl bağlı olduğunu görmek benim için oldukça öğreticiydi. Sanırım o günlerden beri sistem kurmayı seviyorum. Birbirinden bağımsız gibi görünen parçaların aslında nasıl birlikte çalıştığını görmek bana hep keyif verdi.
Türk Hava Yolları ve BT Dünyası

Türk Hava Yolları’na ilk geldiğim yıllarda (2016) BT proje koordinatörü ve BT proje yöneticisi olarak görev yaptım. Kurum için önem arz eden birçok projede koordinatörlük üstlendim. Bunun yanında, proje yöneticiliğini doğrudan yürüttüğüm üç farklı projeyi başarıyla yönettim.
Örnek vermek gerekirse, yönettiğim en büyük projelerden biri kurumun kimlik yönetimi sistemi olan IDM ürününün değişim projesiydi. Bunun yanı sıra kurumun CRM projesinde proje koordinatörlüğü yaptım ve daha birçok küçük ve orta ölçekli projede koordinasyon ve proje yöneticiliği görevlerini üstlendim.
BT projelerindeki kariyerimin son dönemlerinde ise kurumdaki sunucu envanterinin yönetiminden sorumluydum. Bu süreçlerin planlanması, takibi ve yönetimini uçtan uca yürüttüm.
Veri Analizi: Aslında Yapmak İstediğim Şey
Pandemi sonrasında kendime yeni bir yol çizdim. Kendimdeki veri analizi yatkınlığını keşfederek, kurumun servis yönetimi ürününün ürettiği verileri Qlik Sense üzerinde sunmakla sorumlu oldum.
Burada SQL yazıyorduk. SQL ile verileri alıyor, Qlik Sense’in veri modelini oluşturuyor ve ardından ön yüzünde raporları tasarlıyorduk. Böylece bambaşka bir iş alanına geçmiş oldum.
Burada çok güzel bir deneyim elde ettim. SQL öğrendim, Qlik Sense öğrendim ve yaklaşık 3-4 yıl boyunca bu taraftaki süreçlerin yönetimini yaptım. Raporlar geliştirdik ve kurumun tam merkezinde duran servis yönetimi ürününün ürettiği verileri müşterilerimize sunmaktan sorumlu oldum.
Bugün …
2026 yılıyla birlikte yeni bir takıma geçtim. Bu takımda kurumun BT operasyonlarını daha görünür, ölçülebilir ve ITIL uyumlu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda toplam 88 KPI’ı izliyor, analiz ediyor ve raporluyoruz.
Veri analizi, BT süreçleri ve operasyonel bakış açısını bir araya getiren bu yolculuk benim için hâlâ yeni şeyler öğrenmeye devam ettiğim heyecan verici bir alan.
Ve serüvenim bu şekilde devam ediyor…